Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
BENDEGÂNE : Ottoman Turkish

Hizmetçi gibi. Bağlanmışçasına

BENDEGÎ : Ottoman Turkish

Kölelik. Hizmetçilik. * Ubudiyyet, kulluk

BENDEKA : Ottoman Turkish

Hiddetle bakma, sert bakış. * Bir şeyi fındık kadar ufak yapma

BENDENE : Ottoman Turkish

f. Esvabın, giyilecek şeylerin bazı yerlerine dikilen düğme, kopça

BENDENÜVAZ : Ottoman Turkish

f. Kölesini iltifatlandıran, adamını taltif eden

BENDEPERVER : Ottoman Turkish

f. Köle besleyici, adam besleyici

BENDER : Ottoman Turkish

(C.: Benâdir) Ticaret yeri, işlek ticaret iskelesi, büyük iskele

BENDEREK : Ottoman Turkish

f. Küçük iskele. * Boğaz ve liman ağızlarında yapılan küçük kale. Mendirek

BENDERGÂH : Ottoman Turkish

f. İşlek iskele, liman, şehir

BENDERZ : Ottoman Turkish

f. Çuvaldız

BENDEYAN : Ottoman Turkish

Hizmetçiler. Kullar. * Mensuplar

BENDİDE : Ottoman Turkish

f. Esir, köle. * Bağlı, bağlanmış

BENDİME : Ottoman Turkish

f. Elbise yakasına ve kollarına açılan küçük delik. * Düğme, ilik

BENDİŞ : Ottoman Turkish

f. Altın ve gümüş üzerine işlenilen nakış

BENE : Ottoman Turkish

f. İnce urgan, ip

BENEFSEC : Ottoman Turkish

Menekşe

BENEFŞ(Î) : Ottoman Turkish

f. Menekşe rengi, mor renk

BENEFŞE : Ottoman Turkish

f. Menekşe denilen güzel kokulu, küçük çiçek. * Mor

BENEFŞE-GÛN : Ottoman Turkish

f. Menekşe renkli, mor renkli. Gökyüzü

BENEFŞE-ZÂR : Ottoman Turkish

f. Menekşe tarlası, menekşe bahçesi, menekşelik

BENEK : Ottoman Turkish

f. Atlas zemin üzerine sırma işlemeli bir çeşit kumaş

BENES : Ottoman Turkish

Kötülükden, fenalıkdan ve iyi olmayan şeylerden çekinme ve kaçınma

BENEVRE : Ottoman Turkish

f. Temel, esas, asıl

BENG : Ottoman Turkish

f. Bir bitki ve tohumu ki, afyon gibi uyuşturan, keyf verici olarak da kullanılan bir madde. Esrar. * Atlas üzerine işlenmiş sırma işlemeli bir çeşit kumaş. * Küçük çitlenbik

BENGAH : Ottoman Turkish

f. Keçeden yapılmış olan Türkmen evi.* Âmirlere ve büyük rütbeli şahıslara ait çadır