Multilingual Turkish Dictionary

Turkish

Turkish
BENGERE : Ottoman Turkish

f. Çocukları uyutmak için, çocuğu uyutan kişi tarafından söylenen ninni

BENGÎ : Ottoman Turkish

f. Beng tiryakisi, esrarkeş

BENİKA : Ottoman Turkish

(C.: Benâyık) Elbisenin koltukaltı parçası

BENİMSEMEK : Ottoman Turkish

t. Sahip çıkmak, bir şey hakkında benimdir iddiasında bulunmak. Kabullenmek

BENİYYE : Ottoman Turkish

Kâbe-i Muazzama

BENK : Ottoman Turkish

Her nesnenin aslı

BENNA : Ottoman Turkish

Mimar, usta, kalfa. Her türlü bina yapan. Yapıcı

BENNA-GÛŞ : Ottoman Turkish

f. Kulağın aşağı sarkan yumuşak kısmı ki, küpe asılan yerdir

BENNE : Ottoman Turkish

(C.: Binân) Güzel, hoş koku

BENS : Ottoman Turkish

Tehir etmek, geciktirmek

BENU-D DÜNYA : Ottoman Turkish

Beni Âdem, insanlar

BENU-L A'YAN : Ottoman Turkish

Baba ve ana bir kardeş

BENU-L ALLAT : Ottoman Turkish

Baba bir kardeş

BENU-L GABRA : Ottoman Turkish

Dervişler, uğrular

BENU-L ÜMM : Ottoman Turkish

Ana bir kardeş

BENU-S SEBİL : Ottoman Turkish

Misafirler

BENZOL : Ottoman Turkish

Benzin ve toluen karışımı bir akaryakıt

BENÂM : Ottoman Turkish

namlı, ünlü, seçkin

BENÂT : Ottoman Turkish

(Bint. C.) Kızlar. * Bebekler

BENÂT : Ottoman Turkish

kızlar

BENÂT-ÜD DEHR : Ottoman Turkish

Âfetler. * Zahmetler

BENÂT-ÜL ARZ : Ottoman Turkish

Pınarlar, ırmaklar

BENÂT-ÜR RÜŞDE : Ottoman Turkish

Nikâhlı kadından doğan evlat

BENÂT-ÜS SADR : Ottoman Turkish

Endişe. * Hayal. * Kederler

BENÂT-I Bİ'SE : Ottoman Turkish

Musibetler, belâlar, felâketler, âfetler