Turkish
ESİRÎ : Ottoman Turkish
Esir ile alâkalı. Uçacak gibi hafif
ESİS : Ottoman Turkish
Çok olan şey, kesir
ESKAB : Ottoman Turkish
Delmek. * Ateş yakmak
ESKAF : Ottoman Turkish
Uzun boylu, iri kimse
ESKAL : Ottoman Turkish
(Sekal. C.) Ağır yükler, ağır şeyler. Kalabalık, ağırlık
ESKAM : Ottoman Turkish
(Sakam. C.) İlletler, hastalıklar, dertler
ESKEF : Ottoman Turkish
(C: Esâkif) Kunduracı, eskici
ESKEFE : Ottoman Turkish
Kapı basamağı, eşik
ESKİ SAİD : Ottoman Turkish
Bediüzaman Hazretlerinin hayatında birinci dönem ismi
ESKİMO : Ottoman Turkish
Grönland, Alaska ve Kuzey Kanada'da yaşayan bir kavmin adı
ESL : Ottoman Turkish
Karaılgın ağacı
ESLAH : Ottoman Turkish
En sâlih, en iyi. (Bak: Aslah)
ESLAHAKALLAH : Ottoman Turkish
Allah seni ıslâh etsin
ESLAK : Ottoman Turkish
Ağaç, şecer
ESLAS : Ottoman Turkish
(Sülüs. C.) Sülüsler, üçde birler, üçde bir parçalar
ESLEB : Ottoman Turkish
İnsanın vücudunda veya yüzünde bulunan ben, nokta. * Süprüntü, moloz
ESLEM : Ottoman Turkish
Daha sağlam, en selâmetli, en sâlim
ESLEM : Ottoman Turkish
en sağlam, en emin
ESLEM-İ TARİK : Ottoman Turkish
Yolun en selâmetlisi. En selâmetli yol
ESLİHA : Ottoman Turkish
(Silâh. C.) Silâhlar. Muharebe ve cenk âlet ve edevâtı
ESLİHA : Ottoman Turkish
silahlar
ESLİHA-İ ATİKA : Ottoman Turkish
Eski silâhlar, eski tip silâhlar
ESLİHA-İ CEDİDE : Ottoman Turkish
Yeni silâhlar
ESLİHA-İ CÂRİHA : Ottoman Turkish
Yaralayıcı, cerh edici silâhlar. (Kılıç, kama, hançer, bıçak... gibi silahlardır)
ESLİHA-İ NÂRİYYE : Ottoman Turkish
Ateşli silâhlar
- Azerbaijani
- Azerbaijani To Azerbaijani
- Azerbaijani To English
- Azerbaijani To Persian(Farsi)
- Turkish
- Turkish To Turkish
- Turkish To English
- Turkish To Germany
- Turkish To French
- English
- English To Azerbaijani
- English To Turkish
- Germany
- Germany To Turkish
- French
- French To Turkish
- تورکجه
- تورکجه To Persian(Farsi)
- تورکجه To تورکجه
- Persian(Farsi)
- Persian(Farsi) To Azerbaijani