Multilingual Turkish Dictionary

English Turkish

English Turkish
PUBLIC AUCTION : English Turkish

n. açık artırma, müzayede

PUBLIC BROADCASTING SERVICE : English Turkish

n. (ABD) özel ve kar amacı gütmeyen ticari olmayan eğitimsel kültürel ve diğer mükemmel programlara adanmış kamu ve hükümet fonlarınca desteklenen televizyon kanalları ağı

PUBLIC CHARACTER : English Turkish

popüler kişi

PUBLIC CONVENIENCE : English Turkish

n. umumi tuvalet

PUBLIC CORPORATION : English Turkish

kamu kuruluşu

PUBLIC DISPLAY OF AFFECTION : English Turkish

halka açık bir alanda yapılan sevgi dolu bir davranış (sarılma, öpüşme, vb.)

PUBLIC DOMAIN : English Turkish

kamu malı

PUBLIC ECONOMY : English Turkish

n. kamu ekonomisi

PUBLIC ENEMY : English Turkish

n. halk düşmanı, Amerikan rap müzik grubu

PUBLIC ENEMY : English Turkish

halk düşmanı

PUBLIC FIGURE : English Turkish

alenen tanınmış kişi

PUBLIC HOLIDAY : English Turkish

esmi tatil

PUBLIC HOUSE : English Turkish

ar, birahane, meyhane

PUBLIC INTEREST : English Turkish

kamu yararı

PUBLIC LAVATORY : English Turkish

n. umumi tuvalet

PUBLIC MINDED : English Turkish

adj. yurtsever, kamu yararını düşünen

PUBLIC OFFICER : English Turkish

devlet memuru

PUBLIC OPINION : English Turkish

kamuoyu

PUBLIC OPINION POLL : English Turkish

kamuoyu yoklaması

PUBLIC ORDER : English Turkish

n. asayiş

PUBLIC POLICY : English Turkish

n. kamu yararını gözeten politika

PUBLIC PRIVATE : English Turkish

adj. kamu özel, karma

PUBLIC PROSECUTOR : English Turkish

savcı, başsavcı

PUBLIC PURSE : English Turkish

devlet hazinesi

PUBLIC RELATIONS : English Turkish

halkla ilişkiler, halkla ilişkiler uzmanı